Ana Sayfa     Kitaplar      İlan-Duyuru      Ziyaretçi Defteri      Biz Kimiz?     Bize Ulaşın

 

 


DOĞU ARAŞTIRMALARI

Dil, Edebiyat, Tarih, Sanat ve Kültür Araştırmaları Dergisi

DOĞU EDEBİYATI

Kültür-Sanat-Edebiyat Dergisi

NÜSHA

Şarkiyat Araştırmaları Dergisi

İstanbul Üniversitesi ŞARKİYAT MECMUASI

MAKALELER

ŞİİR

ÖYKÜ

MASAL

PİYES

FIKRA

ANI-GEZİ YAZILARI

ÖZLÜ SÖZLER

DENEME-ELEŞTİRİ

BELGE-MEKTUP

RESİM GALERİSİ

 

 

SİTEMİZ YENİLENMEKTEDİR... BAZI SAYFALARA GEÇİCİ OLARAK ULAŞAMAYABİLİRSİNİZ... DOĞU EDEBİYATI

KÜLTÜR, SANAT VE EDEBİYAT DERGİSİNİN 3. SAYISI YAYIMLANDI

FERİDU'D-DİN-İ ATTÂR'DAN BİR ŞİİR

DAĞITMA

 

Dağıtma zülüflerini

            sarhoş sarhoş.

Bas elini üstüne;

                        gittim elden.

Anla beni ne olur; yok takatim.

İnsaf et;

            zamanıdır şimdi.

Gördüm ya nergis gibi mest gözlerini,

Mest nergisinden

                        oldum ben

                                               mest!

Kalk

            ey yaz yüzlü saki!

Söndür harlı tövbe ateşi.

Hey, müslüman!

            yıllanmış şarap ver bana.

Bozdu tövbesini çünkü bu köhne kâfir.

Gitti puthaneye;

            açtı ellerini;

                        bağladı beline dört köşe zünnarı.

Çekti bir yudum tortu;

                                   düştü yere.

Kurtuldu varlığının utancından.

Attâr dalmışken onu seyre

                                   uçtu

                                               gitti

                                                           bu yokluk kafesinden.

Türkçesi: Prof. Dr. Mehmet Kanar

 

İran edebiyatından bir öykü: Rahile ve Atlasçiçekleri

Farsça aslından çeviren:

Prof. Dr. Ali Güzelyüz

Zoyâ Pirzâd (1952-      )

İranlı öykü ve roman yazarı. 1952 yılında İran’ın Abadan şehrinde dünyaya geldi ve eğitimini aynı yerde tamamladı. Evlendikten sonra Tahran’a yerleşti. Hâlen eşi ve iki oğluyla birlikte Tahran’da ikamet etmektedir.

Çerâğ-hâ râ men hâmûş mî konem (Lambaları Ben Söndüreceğim) adlı romanı dört ödül aldı. Ödül alan başka roman ve öyküleri de vardır. Çevirisini yaptığımız öykü, Se Kitab (Üç Kitap)’ın birinci kitabı olan Misl-i Heme-yi Asrha (Bütün Akşamlar Gibi) adlı eserinden alınmıştır.

Rahile ve Atlasçiçekleri

Akşamüzeridir. Avlu ile bahçe, sulamadan sonra uzun yaz gününün sıcaklığını atmıştır. Bahçe atlasçiçekleriyle doludur. Beyaz, mor ve pembe atlasçiçekleri.

Rahile, musluğu kapatıyor. Hortumu yavaşça topluyor ve bahçenin bir köşesine bırakıyor. Avluyu sundurmaya bağlayan üç basamaklı merdivenin ikinci basamağına oturuyor. Elini çenesinin altına koyuyor ve atlasçiçeklerine bakıyor.

Avluyu yıkamak ve bahçeyi sulamak, günün son işidir. Bu işi zevkle yapıyor ama bundan sonra yapacak başka bir işi olmadığını düşünmek onu huzursuz ediyor. Boş durmayı sevmiyor. Boş durduğu zaman hep düşüncelere dalıyor. Saçma düşünceler ve boş hayaller. Düşünce ve hayallerden korkuyor. Bahçeye bakıyor ve kendi kendine konuşuyor: “Bodrumu düzenlerim. Fazlalıkları ve işe yaramayan eşyaları ayırırım. Yarın Muharrem’e veririm.” Muharrem, mahallenin çöpçüsüdür. Rahile, bodrumda fazlalık hiçbir şeyin olmadığını çok iyi biliyor. Orada bir iki saat oyalanacağını ve sadece eşyaların üzerindeki tozu, toprağı silmekten ellerinin kirleneceğini biliyor. Biliyor ama bir iki saat vakit geçirmeyi ganimet sayıyor.

Yarı açık avlu kapısının aralığından sokağa bakıyor. Biri mi geliyor? Sokak tenhadır. Akşamları bahçeyi sularken her zaman avlunun kapısını yarı açık bırakıyor. “Bahçedeyken, kapı zilinin sesini duymuyorum” diyor. Kapı zili sadece odalarda çalıyor. Akşamları bahçeyi sularken, Rahile’nin bütün dikkati avlu kapısındadır. Biri mi geliyor? Keşke biri gelse. İlahe veya Hamit.

İlahe’nin evi uzak, şehrin öbür tarafında. Her Salı günü Rahile, İlahe’yi görmeye giderken, kızının evine varması tam bir buçuk saat sürüyor. Sonraki Salı günü de İlahe, kocasıyla birlikte onu görmeye geldiklerinde, sürekli yolun uzaklığından yakınıyorlar.

İlahe “Anne, bu kadar büyük evi ne yapacaksın? Evi sat, gel yanımızda daire al. Hem biz rahat edelim, hem sen.” diyor.

Damadı ise “Hanımefendi, böyle büyük bir ev bakım ister, yorulursunuz.” diyor.

Rahile, kızına ve damadına bakıyor, bahçedeki atlasçiçeklerine bakıyor ve “Bugün size fisincan[1] pişirdim, sever misiniz?” diyor.

Hamit’le eşini hemen hemen ayda bir defa görüyor. Hamit çok çalışıyor, çok da sigara içiyor. Eşi de.

Rahile “Bu kadar sigara içmeyin. Sağlığınız için iyi değil.” diyor.

Hamit ile eşi gülüyorlar. Hamit’in eşi “Hanımefendi, elinizi üzerimizden çekmeniz için sizi sigaraya alıştırmalıyım.” diyor.

Rahile gülüyor. Hamit’in eşini seviyor ama ara sıra niçin ondan korktuğunu bilmiyor.

Hamit’in eşi minyon tipli, zayıf ve iri siyah gözlü. Rahile’nin bir anlam veremediği resimler çiziyor. Bir gün Rahile’ye “Hanımefendi, bunun ne olduğunu biliyor musunuz?” deyip gösterdiği tablo gibi.

Rahile, tuvalin üzerinde sadece renkler gördü. Açık renkler, koyu renkler, karmakarışık. Bir şey anlamadı ve başını sallayarak anlamadığını belirtti.

Hamit’in eşi güldü: “Bunlar, sizin bahçenizdeki atlasçiçekleridir”.

Rahile “Bahçedeki atlasçiçeklerine hiç benzemiyor.” dedi.

Hamit’in eşi “Ben sizin atlasçiçeklerinizi böyle görüyorum.” dedi.

Rahile “Niçin çocuk yapmıyorsunuz?” diye sordu.

Hamit’in eşi “Şu karmakarışık dünyaya çocuk getirmek cinayet değil mi?” dedi.

Rahile birkaç defa gözlerini kırpıştırdı: “Karmakarışık da ne demek?”

Hamit ile eşi güldüler.

Rahile “Size sebzeli pilav ile balık pişirdim, sever misiniz?” dedi.

Rahile atlasçiçeklerine bakıyor. Hava kararmıştır. Yerinden kalkıyor, avlunun kapısına doğru gidiyor. Kapıyı kapatıp dönüyor. Lastik pabuçlar, avludaki karoların üzerinde çok alçak bir ses çıkarıyor. Üç basamaklı merdivenden çıkıyor. Sundurmadan geçiyor. Eve girer girmez koridorun ışığını yakıyor. Koridordan geçip yemek odasına giriyor. Lambayı yakıyor: Büyük bir yemek masası ve on iki boş sandalye. Mutfağa girip lambayı yakıyor: Ocağın üzerinde hiçbir şey yok. Misafir odasındaki on ampullü avize tozlu ışık saçıyor. Koridora dönüyor ve merdivenlerden yukarı çıkıyor. Üst katın koridorunun lambasını yakıyor. Bir odanın kapısını açıyor: Burada yaşadığı zamanlar Hamit’in odası. Oradan çıkıyor, ikinci odaya gidiyor: İlahe’nin evlenmeden önceki odası. Oradan çıkıp üçüncü odanın lambasını yakıyor: Odanın ortasında iki kişilik kocaman bir karyola var. Karyolanın üzerinde, duvarda ağaç çerçeve içinde siyah beyaz büyük bir resim duruyor. Siyah ve beyaz elbiseli gelin ile damat. Gelinin Rahile’ye benzerliğini anlamak için büyük bir dikkatle bakmak gerekiyor. Bir süre durup bakıyor. Sonra dışarı çıkıyor. Koridorun dibinde bir odanın kapısını açıyor. Bu küçük oda, yıllardır Rahile’nin odası. Lambayı yakmadan, avluya bakan pencereye doğru gidiyor. Perdeyi aralıyor. Atlasçiçekleri karanlıkta ölü gibi görünüyor. Gözlerini açıp dikkatle bakıyor. Bahçede sadece renkler görüyor. Açık renkler, koyu renkler, karmakarışık.

Perdeyi çekiyor.

[1] Çerkez tavuğuna benzeyen bir çeşit İran yemeği.

Doğu Denizinden Damlalar (24)

(Derleyen ve çeviren: Prof. Dr. Ali Güzelyüz)

Bazen sadece bir görüşten ibaret olan bir gerçeği bulmak için yıllarca zahmet çekmek, kitaplar okumak ve sözleri tartmak gerekir.

(Said-i Nefisi)

 Kadın, sonsuz bir iyilik kaynağına ve tükenmez bir sabır madenine sahip olduğu için merhamet ve sevinç simgesidir.

(Hüseyin Kadri)

Kötü bir iş, sahibinde bıçak yarasından daha derin bir iz bırakır.

(Cafer Sadık)

Sağlık gibi zenginlik, güzel ahlak gibi nimet yoktur.

(Lokman Hekim)

Ülkeme ebedi bir iftihar kazandırmak umuduyla bütün varlığımı feda ettim.

(Nadir Şah)

 

Son Güncelleme Tarihi: 14 Temmuz 2008

 

Tekil Ziyaretçi Sayısı (25.11.2006'dan beri)

Free Counters from SimpleCount.com

© 2006-2008 doguedebiyati.com

Bu sitenin bütün içeriği uluslararası telif hakları tarafından korunmaktadır.

Sitede yayınlanan bütün yazı ve kitapların telif hakları, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince yazar ve çevirmenlerine aittir.

Site adı ile birlikte yazar ve çevirmenlerin adları anılarak, tanıtım amacıyla kısa alıntılar yapılabilir.

Ancak yazar veya çevirmenlerin yazılı izni olmadan, yazı ve kitapların tamamı veya bir bölümü yayınlanamaz.

Resim, çizim, ses dosyaları ve sitenin her türlü içeriği izinsiz kullanılamaz.

Kurucusu: Prof. Dr. Ali GÜZELYÜZ (guzelyuz@gmail.com)

Kuruluş tarihi: 31 Ekim 2006

Görüş, öneri ve eleştirileriniz için:

admin@doguedebiyati.com